Sınavsız Geçişe Kimler Başvurabilir? Tercihler Nasıl Yapılıyor?

Üniversiteye Sınavsız Geçiş Nasıl Yapılır, sınavsız geçiş koşulları , 2017 Üniversiteye sınavsız geçiş nasıl yapılır ?

Sınavsız Geçiş; Mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarından mezun olan öğrencilerin bitirdikleri programın devamı niteliğinde veya buna yakın programların uygulandığı, öncelikle kendi Mesleki ve Teknik Eğitim Bölgesi (METEB) içindeki, daha sonra da bölgesi dışındaki meslek yüksekokulu ve açık öğretim ön lisans programlarına sınavsız olarak yerleştirilebilmesine olanak tanınan uygulamadır.

METEB NEDİR?

METEB, bir veya daha fazla meslek yüksekokulu ile öğretim programları bütünlüğü ve devamlılığı içinde ilişkilendirilmiş mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarından oluşan eğitim bölgesidir. Her ilde bir mesleki ve teknik eğitim bölgesi bulunmaktadır. İfadeden de anlaşılacağı üzere Ankara, İstanbul veya Eskişehir birer METEB bölgesidir. METEB’in en önemli özelliği sınavsız geçişlerde adayın mezun olduğu bölümün bulunduğu il hangisiyse o ildeki tercih edilebilecek önlisans programlarında önceliğin o METEB bölgesi içinde olanlarda olmasıdır.

SINAVSIZ GEÇİŞ ÖNCELİKLERİ NELERDİR?

ÖSYM öğrencileri sınavsız olarak ön lisans programlarına yerleştirirken onları birtakım önceliklere göre sıralar. Bu öncelik durumu sınavsız geçişin en belirgin ve ayırt edici özelliğidir.

Öncelikler nelerdir?

1. Mezuniyet yılı daha büyük (yeni mezun) adaylara öncelik verilir. 2. Aynı yıl mezun olan adaylar arasında öncelik okul türüne göre Anadolu Teknik Lisesi, Teknik Lise veya Anadolu Meslek Lisesi, Meslek Lisesi, çok eski yıllarda enstitü adı altında mezun olunan meslek lisesi sırasında verilir. 3. Mezuniyet yılı ve okul türü aynı olan adaylardan aynı METEB içinde olanlara öncelik verilir. 4. Mezuniyet yılı, okul türü ve METEB içi, METEB dışı bilgileri aynı olan adaylardan OBP8Ortaöğretim Başarı Puanı) ’si yüksek olan 5. Yukarıda sayılan tüm bilgileri aynı olan adaylardan doğum tarihi büyük (yaşı küçük) olana öncelik verilir.

MESLEK LİSELİLER SINAVSIZ ÜNİVERSİTELİ OLABİLİR

Mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarından mezun olan öğrenciler, bitirdikleri programın devamı niteliğinde veya buna yakın programların uygulandığı, öncelikle kendi Mesleki ve Teknik Eğitim Bölgesi (METEB) içindeki, daha sonra da bölgesi dışındaki meslek yüksekokulu ve açık öğretim ön lisans programlarına sınavsız olarak yerleştirilebiliyor. METEB, bir veya daha fazla meslek yüksekokulu ile öğretim programları bütünlüğü ve devamlılığı içinde ilişkilendirilmiş mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarından oluşan eğitim bölgesi anlamını taşıyor. Her ilde bir mesleki ve teknik eğitim bölgesi bulunuyor. Ankara, İstanbul veya Eskişehir birer METEB bölgesi. METEB'in en önemli özelliği sınavsız geçişlerde adayın mezun olduğu bölümün bulunduğu il hangisiyse o ildeki tercih edilebilecek ön lisans programlarında önceliğin o METEB bölgesi içinde olanlarda olmasıdır. Üniversite tercihi, elde edilen puanın doğru kullanılması adına çok önemli. Mutlaka alternatif olarak değerlendirdiğiniz üniversitelerdeki öğrencilerin görüşlerine başvurun. Hayal kırıklığına uğramamak için özellikle üniversite öğrencilerinin yaşadığı zorlukları ve olumsuz durumları sorun. Günümüzde maalesef tıp fakültelerinde okuyan birçok öğrenci kalabalık amfilerde ders görmek durumunda kalıyor. Dolayısıyla tıp fakültesi tercih etmeyi planlıyorsanız üniversitelerin kontenjanlarına özellikle dikkat edin. Ayrıca tıp eğitiminde klinik tecrübenin önemi göz önünde bulundurulduğunda, üniversite hastanelerinin kalitesi ve hasta yelpazesinin genişliği de tercih için önemli bir kriter olmalı. Öte yandan her bölümde olduğu gibi tıp fakültesi tercihinde de akademisyen kalitesi ve ideal öğrenci-akademisyen ilişkileri en önemli ölçütlerden olmalı.

Geleceğe yönelik meslekleri tercih edin

Prof. Dr. Gülay Barbarosoğlu (Boğaziçi Üniversitesi Rektörü): Üniversite adayı gençler bugünlerde en heyecanlı anlarını yaşarken, yapacakları tercihlerde sadece bugünü değil, geleceğin dünyasını da göz önüne almalı. Günümüzün dinamik ve hızla değişen ekonomisi yeni gereksinimler yaratırken, bu gereksinimlere cevap verecek birçok yeni çalışma alanı açılıyor. Dönüşen ekonomi beraberinde yakın geleceğin iş dünyasını ve gereksinimlerini de dönüştürüyor. Bugün bile daha önce meslek olarak tanınmayan birçok alanda kariyer yolları açılmış durumda. Geleceğe yönelik bu hazırlığın en önemli değişkeni ise yeniliklere açık ve çok kültürlü ortamlarda çalışmaya hazır olma, farklı disiplinleri birarada kullanabilme gibi niteliklere sahip olabilmek. Gençler kendilerini esnek ve hızlı değişim geçiren geleceğin dünyasına hazırlamak için üniversite eğitiminden nasıl faydalanacağını da keşfetmeli. Üniversiteye sadece bir meslek okulu olarak yaklaşmak kişinin dünyasını daraltıcı bir etki yaratır. Üniversitenin sunduğu kültürel, sportif ortam, seçmeli derslerle sunulan farklı alanlardan çalışma imkanları ile aslında öğrenciler üniversiteye kendilerini geliştirme anlayışı içinde yaklaşmalı, çok boyutlu, öğrenmeyi öğrenen, farklılıklara açık bir anlayış geliştirme yönünde çalışmalı. Bu açıdan bakıldığında üniversite tercihi yaparken de kendilerini çok boyutlu düzeyde geliştirecek bir ortamı tercih etmelerinin önemli olduğunu düşünüyorum. Bunun için de sadece başkalarından duydukları ile hareket etmek yerine adaylar mutlaka üniversiteleri ziyaret ederek ve akademisyenlerle konuşarak bilgi almalı. Başkalarının doğruları her zaman sizin doğrunuz olmayabilir. Gelecek hayatınızın kapısını size açacak kurumu siz kendiniz tanıyarak belirlemelisiniz. Gelecek sizin olduğu için tercih de sizin.

Mezunlarla mutlaka konuşun

Burak Şahinoğlu (2013-LYS Y-MF-1 Y-MF-2 birincisi- (Şifa Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğrencisi): Üniversite tercihi, elde edilen puanın doğru kullanılması adına çok önemli. Mutlaka alternatif olarak değerlendirdiğiniz üniversitelerdeki öğrencilerin görüşlerine başvurun. Hayal kırıklığına uğramamak için özellikle üniversite öğrencilerinin yaşadığı zorlukları ve olumsuz durumları sorun.

Günümüzde maalesef tıp fakültelerinde okuyan birçok öğrenci kalabalık amfilerde ders görmek durumunda kalıyor. Dolayısıyla tıp fakültesi tercih etmeyi planlıyorsanız üniversitelerin kontenjanlarına özellikle dikkat edin. Ayrıca tıp eğitiminde klinik tecrübenin önemi göz önünde bulundurulduğunda, üniversite hastanelerinin kalitesi ve hasta yelpazesinin genişliği de tercih için önemli bir kriter olmalı. Öte yandan her bölümde olduğu gibi tıp fakültesi tercihinde de akademisyen kalitesi ve ideal öğrenci-akademisyen ilişkileri en önemli ölçütlerden olmalı.

MERAK ETTİKLERİNİZ

- Açıköğretim Fakültesi'nin kontenjansız bir bölümünü kazananlar, ek yerleştirmeye başvurabilir mi?

Açıköğretim Fakültesi'nin kontenjansız bölümlerini kazananlar, ek yerleştirmeye de başvurabilir.

- Tercih yaptığım halde yerleştirilmezsem seneye puanım düşer mi?

Tercih yapmak puanı düşürmez. Önemli olan bir yükseköğretim programına yerleştirilmek. Açıköğretim Fakültesi'nin kontenjansız bölümleri hariç bir yükseköğretim programına yerleştirildiğinizde, ister kayıt yaptırın, ister yaptırmayın, OBP katkınız yarı yarıya azalır.

- Puana göre mi yoksa başarı sırasına göre mi tercih yapmalıyım?

Başarı sırasına göre tercih yapılmalı. Çünkü her yıl kendi içinde yeni sonuçlar doğurur. Önemli olan sınava girdiğiniz yıl sınava giren öğrencilerin başarısıdır. Örneğin bir yıl 430 puan alan bir öğrenci sıralamalarda 40.000'lerde yer almasına rağmen; ertesi yıl 40.000'lerdeki bir öğrencinin puanı 400'lerde kalabilir. Bu nedenle bir önceki yılın puanına göre tercih yapmak bizi yanıltabilir.

Sonuç kağıdındaki puandan hangisi işime yarar?

- Hangi puanlarınızı kullanacağınız tercihlerinize göre değişir. Örneğin sadece özel yetenek veya açık öğretim programlarına başvuracak bir aday YGS 1-2-3-4-5-6 puanlarını kullanacakken, herhangi bir mühendislik programına yerleşmek isteyen bir aday MF-4 puan türünü kullanacaktır. Tercih etmeyi düşündüğünüz bölümler hangi puan türüne göre öğrenci alıyorsa, siz de o puanınızı dikkate alın. Yükseköğretim programlarının puan türleri, ÖSYS Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzunda belirtiliyor.

- Ön lisans (2 yıllık) sınavsız geçiş programlarının dışındaki (Tablo 3B) programları tercih edebilir mi?

Bu programlara hem genel lise hem de meslek liseli YGS ilgili puan türünde 140 ve üzeri puanı almış olan adaylar tercih yapabilirler.

- Merkezi yerleştirmeyle kesin kayıt hakkı kazanan biri özel yetenek sınavına başvurabilir mi?

Bir programa yerleşen aday, isterse özel yetenek sınavlarına girebilir. Üniversitelerin özel yetenek sınavları genel olarak ağustos ayında farklı tarihlerde uygulanır. Her iki programı kazanan aday aynı anda ikisine kayıt yaptıramaz. Birini seçmek zorunda kalır. Özel yetenek sınavlarıyla ÖSYM'nin bir ilgisi yok. Üniversitelerin özel yetenek sınavları ile ilgili bilgiler web sayfalarından takip edilebilir. Sadece özel yetenekle yerleşmek isteyen adaylar merkezi yerleştirme için başvuruda bulunamazlar.

- Spor dallarında üstün başarılı adaylar ek puan alır mı?

Spor dallarında yetenekli ve üstün başarılı adaylar, spor alanlarında yükseköğretim programlarına yerleştirilirken, bu adayların ağırlıklı ortaöğretim başarı puanları, Yükseköğretim Kurulunun belirleyeceği bir katsayı ile çarpılarak 2016-YGS puanlarına eklenir. Bu uygulamadan yararlanabilmek için Olimpiyat Oyunları, Dünya Şampiyonası, Avrupa Şampiyonası, Akdeniz Oyunları, Karadeniz Oyunları, Güney Doğu Avrupa Ülkeleri Oyunları, Üniversite Oyunları, Dünya ve Avrupa Gençlik Olimpik Festivali ile Dünya Askeri Oyunlarında 1, 2 veya 3.'lük kazanılması gerekir. Bu adaylar, merkezi yerleştirme dışında, YGS puanları, Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı puanları, yükseköğretim programlarının kontenjanları ve adayların tercihleri göz önüne alınarak ÖSYM'ce yerleştirilir. 2016-ÖSYS'de bu imkandan yararlanarak bir yükseköğretim programına yerleştirilmiş olan adaylar 2017-ÖSYS'de aynı imkandan yararlanmak için tekrar başvurduklarında, ağırlıklı ortaöğretim başarı puanlarına bakılarak Yükseköğretim Kurulunca belirlenen katsayının yarısı kadar bir katsayı uygulanır.

Tercih işlemleri temmuzda

ÖSYM, tercih sürecinde internet sitesinde yayınlanan 2017 - ÖSYS Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu,nu adayların dikkatli okumasını öneriyor.

Lisans Yerleştirme Sınavları'nın ardından adaylar için en önemli zaman dilimi kuşkusuz tercihler. Bunun için de toplamda 30 tercih hakkı bulunuyor. Ancak, adaylar bu hakların tamamını kullanmak zorunda değil. Uzmanlar, ÖSYM'nin de kılavuzda açıkladığı gibi internet kullanımında deneyimi olmayanların Başvuru Merkezleri aracılığı ile tercih yapmalarını öneriyor. Uzmanlar, "Okumak istemediğiniz, içinize sinmeyen bölümü yazmayın. Çünkü, 2 ya da 4 yıllık herhangi bir bölüme yerleştirildiğinizde bir sonraki yıl tekrar sınava girdiğinizde ortaöğretim başarı puanınız yarı yarıya düşer" diyor. Yerleştirme sonucunun incelenmesini isteyen adayların, sonuçların ÖSYM tarafından elektronik ortamda açıklandığı tarihten bir gün sonra başlamak üzere Genel Amaçlı Dilekçe örneğini kullanarak ÖSYM'ye başvurmaları gerekiyor. Uzmanla, geçen yıl yerleşen ancak bu yıl tekrar sınava giren adayların puanlarının düşeceği uyarısında bulunuyor. Bu yıl da tercih yapacak adaylara, bu nedenle eğitim görmek istemedikleri bölümü sadece üniversiteli olmak için tercih etmemelerini öneriyolar.

PRESTİJ ÖNEMLİ

Ahmet Koçak (2013-LYS TS-1, TS-2 birincisi, Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğrencisi): Tercih dönemi, üniversiteye hazırlık kadar zor ve belki de daha stresli bir süreç. LYS sonucunda elde ettiğiniz puanlar, maddi manevi imkanlarınız ve diğer birçok durumu gözönünde bulundurarak tercihler yapmalısınız. Hangi üniversitenin veya bölümün en doğru tercih olacağı konusunda çok kafa yormalısınız. Umduğu kadar puan ya da iyi bir sıralama elde edememiş adaylar için iş daha da zor. Hayalindeki üniversiteye gidip istediği bölümü okuyanlar bile memnuniyetsizlik içindeler. Üniversitede geçirdiğim bir yılın ardından gördüm ki; neredeyse tüm öğrenciler kendi üniversitelerine kusur bulup diğerlerini yüceltiyor. Fakat tüm üniversitelerde aşağı yukarı durum böyle. O yüzden tercihiniz ne olursa olsun mükemmel bir öğrencilik hayatının hayalini kurmayın. Tercih yaparken öncelikle şehir, bilhassa büyük şehirler, ardından üniversitenin öğretim kadrosu ve sahip olduğu prestij, lisanstan sonrası için üniversitenin sahip olduğu imkanları düşünün. Başarılı olabileceğiniz bölümü, size en uygun üniversiteyi seçerken özellikle öğretmenlerinize, ardından ailenize ve çevrenize kulak vermeyi unutmayın.

Arzuladığınız bölümü kazanamadıysanız diğer yıl denemeyi düşünüyorsanız bu süreçte öğrencilerin çoğunun pek kayda değer sıçramalar yapamadığı da yadsınamaz bir gerçek. O yüzden üniversiteyi bir yıl daha ertelemeden önce iyi düşünün.

İLGİ VE YETENEKLERİNİZE GÖRE BÖLÜM SEÇİN

Öncelikle puanım boşa gitmesin kaygısına kapılmayın. Tavsiyem, önce hangi fakültede okumak istediğinize karar verin. Kendi ilgi ve yeteneklerinizi mümkün olduğu kadar gerçekçi olarak değerlendirmeye çalışın. Farklı alanlarda öğrenim gören öğrencilerden ve o alanlarda çalışan insanlardan mümkün olduğu kadar bilgi alın. Genel alan veya fakülte tercihini yaptıktan sonra, farklı bölümlerin ve mesleklerin ne olduğunu araştırın, alanda çalışan insanlarla konuşun. Gerçekten eğitim görmekten heyecan duyacağınız konuları, mezuniyet sonrasında çalışmak istediğiniz alanları düşünerek karar verin. Çünkü, yetenek ve ilgilerle uyumlu olan ve gerçekten isteyerek öğrenim görülen alanlarda başarı ve mutluluk da artıyor. Yaptığı işi iyi yapanlar, her zaman iş buluyor.

ÜNİVERSİTE ORTAMI DA ÖNEMLİ

"Daha yüksek puanlı bölüm benim için daha iyidir" demeden, gerçekten ne istediğinizi anlayarak tercih yapın. Üniversite seçimi çok önemli. Tercih edeceğiniz üniversitenin öğretim üyesi kadrosu, müfredatı, birlikte eğitim göreceğiniz öğrencilerin niteliği, sunulan eğitim-öğretim altyapısını inceleyin. Üniversitenin eğitim ve araştırmada ne kadar başarılı olduğuna bakın. Mezunlarının yurtiçinde ve yurtdışında iş bulma oranını, iş yaşamındaki başarılarını öğrenmeye çalışın. Seçeceğiniz üniversitenin sunduğu genel ortam ve olanaklar, kişisel ve sosyal gelişiminizde ve hayata hazırlanmanızda önemli rol oynar. Öğrenci topluluklarının faaliyetleri; akademik-bilimsel faaliyetlerin zenginliği; kültür, sanat ve spor olanakları; eğitim süresince çalışma ve staj imkanları; uluslararası bir ortamda bulunmak, ülkemizdeki ve yurtdışındaki kuruluşlarla etkileşim fırsatları; kuracakları uzun süreli arkadaşlıklar ve dostluklar önemli. Aileler çocuklarının gelecek kararını etkilerken mümkün olduğu kadar esnek düşünsünler, ön yargılı hareket etmesinler, çocuklarının en yeterli bilgi ile karar vermesine yardımcı olsunlar. Yakın arkadaşlarla aynı bölüm ve üniversiteyi seçme yönündeki eğilimin de her zaman iyi sonuç vermediğini görüyoruz. Kent dışından gelecek öğrenciler barınma - beslenme olanaklarını ve maliyetlerini de değerlendirin. Üniversitenin öğrencilerinin yararlandığı başarı ve ihtiyaç burs ve yardımlarını araştırın.

Yorumlar

Yeni yorum gönder

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <img> <b> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Sponsorlu bağlantılar

Son yorumlar